Konuşmak Nedir?

0

Hamza YURTSEVER

     Retorik, etkileyici ve ikna edici konuşma sanatı ya da güzel söz söyleme sanatı olarak tanımlanmaktadır.

     Diyalektik ise, mantıklı tartışma sanatı ya da tez ve antitezin ortaya konulmasıyla belli bir konu üzerinden ortak değerlerin inşası anlamına gelmektedir.

Aristoteles Retorik adlı kitabında  ‘’Retorik, Diyalektiğin eşdeşidir. Her ikisi de, aşağı yukarı, bütün insanların genel bilgi alanı içine giren ve belli bir bilime ait olmayan şeylerle ilgilidir. Dolayısıyla, herkes şöyle ya da böyle kullanabilir bunları; çünkü bir dereceye kadar, bütün insanlar zaman zaman görüşleri tartışma ve doğrulama, kendilerini savunma ve başkalarına karşı çıkma girişiminde bulunur. Sıradan insanlar bunu ya rastgele ya da alışkanlıkla ve edinilmiş alışkanlıklar yüzünden yapar…’’ demektedir. Ve devamında  Retoriği  ‘’belli bir durumda, elde var olan inandırma yollarını kullanma yetisi’’ olarak tanımlamaktadır. Söylenen sözün inandırıcılığı hususunu sistemli bir şekilde anlatmak farklı bir yazının konusu olabilir ancak bu yazıda farklı bir soruyu kendimce cevaplamayı murad ediyorum.

Biz gündelik ilişkilerimizde ne kadar mantıklı tartışabiliyoruz ya da başka bir deyişle hangi tartışmanın sonunda farklı görüşteki birisiyle ortak bir değere ulaşabiliyoruz?

İnsanın insani özelliklerinin birçoğunu yitirdiği günümüzde bu soruya olumlu cevap vermek hiç de kolay değil. Hele Retorik ve Diyalektik sanatlarıyla ilgili bilgi sahibi olmadan, kendimizi ve muhataplarımızı tanımadan söyleyeceğimiz şeyler lafazanlıktan ileri geçmeyecektir. Netice itibariyle bilmek ve tanımak da insana has bir özelliktir. Yani bu disiplinlere ait belli bir sistematiği takip etmeden ya rastgele ya da alışkanlıkla yaparız tüm bunları.  Söylediklerimiz muhatabımızda karşılık bulmaz, yalnızca sözler havada birbiriyle çarpışıp durur.  Söylediklerimizin muhatabımızda karşılık bulmaması ya aşağılamanın veya  en iyi ihtimalle bir vazgeçişin başlangıcı olabilir.

İnsanların; konuşmanın yerine bağırmayı, dinlemek ve anlamak yerine boşvermeyi seçmesi sadece karşısındakini değil kendisini de yalnızlaştırmıyor mu? Ve bu yalnızlık insanları, insanın kirli hesaplarının olmadığı yani aslında kendinden ve kendisi gibi olan herkesten kaçabileceği bir hayalin ortasına bırakıyor. Tam da Haldun TANER’ in hayal ettiği türden:  ‘’Bir ada arıyorum. Hoyratlıktan uzak. Nankörlükten ve küstahlıklardan.  Bir ada ki herkes gülümserdir. Herkes kendisiyle ve alemle barışık. Bir ada ki dürüstlük, dönekliği yok etmiş. Herkes birbirine soruyor bu eski ve olumsuz sözcüklerin anlamı ne? Kimse bilmiyor, unutmuş. Bir ada ki öfkeli bakamıyor insanlar. Homurdanmıyor hışımla. Uykusunda bile kavga yok…  Bir ada arıyorum. Politikadan uzak. İktidar hırsı yok. Kendinden başka düşünene tahammülsüzlük yok. Herkes eşit adasever. Kimi kıyısını, kimi yamacını, tepelerini çamlıklarını…  ‘Mademki benden değilsin, öyleyse bana karşısın’ ham görüşü uğramamış adaya. Seçim sorunu, oy dalgası, partiler, koalisyon, Çince gibi sözcükler kullanılmıyor ada sakinlerince. Siyaset yok ki Siyasi suç kalsın.’’

Hangimiz Haldun Taner’ in 1982’de kurduğu bu hayalin hala peşinden koşmuyoruz ki? Haldun TANER’ in hayallerinde yeşerip bizim zihinlerimizde olgunlaşan bu ada kim bilir belki bir gün sakinlerine kavuşur. Yoksa bu coğrafyanın çocukları için her dönem yalnızca hayal edilen ancak hiç ulaşılamayan bir ütopya olarak mı kalır? Bu sorunun cevabını verecek olan yine bizleriz. Yaptıklarımız ve yapmadıklarımız bizim rotamızı çizecek ve gemimize yol aldıracak.

Çoğumuz bu hayalin peşinden koşuyorsak eğer, neden o ada tam da şu an bulunduğumuz yer olmasın? Önce bulunduğumuz yerden yani kendimizden başlamalıyız. Biz’ i değil Ben’ i ele almalıyız. Devrimi önce kendi içimizde yapmalıyız. Bunun için gereken tek şey UMUT’ tur. Ve bilinmeyen tek bir şey olduğu sürece muhakkak umut vardır.

Peki nereden başlamalıyız?

Bu da bir sonraki yazının konusu olsun 😉  (Eğer her şeyi bildiğini düşünüyorsan baştan başlayabilirsin.)

 

 

 

 

 

 

Kaynakça :

. Aristoteles.   Retorik. Yapı Kredi Yayınları

. Taner, Haldun.  Çok Güzelsin Gitme Dur. Yapı Kredi Yayınları

 

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Genç Barış

Yorumlar kapalı.