Nar Çiçekleri

0
The following two tabs change content below.

Alperen Yurtoğlu

Latest posts by Alperen Yurtoğlu (see all)

Türkiye’de sadece şiddet ve ölüme indirgenen Kürt sorununun bir insani boyutu, bir kültürel edebi boyutu olduğunu görmek zorundayız!”

Kaybolmaya yüz tutmuş, sadece sözlü anlamda var olma eğilimindeki bir dili restore eden Kürtçe’nin modern mimarı Mehmed Uzun, Türkçe kaleme aldığı ve içerisinde dokuz denemesini derlediği kitabında böyle diyor.

Bir kısmı kendine, bir kısmı Mezopotamya insanına dair, bir kısmı da bazı etkinliklerde yaptığı konuşmaların kâğıda dökülmüş hali olan bu dokuz deneme, her insanın anlayabileceği bir sadelikte ve herkesin içerisinde kendisine dair bir şeyler bulabileceği metinler olması itibariyle öne çıkıyor. Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal’e ithaf edilmiş bu eserin en hacimli denemesi, yazarın kendi çocukluğuna, gençliğine ve bahçesindeki nar ağaçlarına duyduğu özlemi, tarihsel bir bağlamda ele alarak toplumsal bir olayla harmanladığı ve kitaba ismini veren ‘Nar Çiçekleri’dir. Mehmed Uzun, İsveç’teki sürgün günlerinde yazmış olduğu bu denemesinde, Anadolu insanının da aşina olduğu, Mezopotamya coğrafyasında geçen acıklı hikâyeleri işlemiştir.

Çok kültürlülüğün güzelliğine vurgu yapan Yazar, Anadolu’nun da çok kültürlü bir toplum olduğunu belirtirken bir püf noktayı da es geçmiyor: Anadolu toplumuna ne yazık ki yıllarca tek kültürlülüğün dayatıldığını ve bunun son derece yanlış olduğunun da altını çiziyor. Buradan hareketle; eski İstanbul, Beyrut, Saraybosna gibi kadim kozmopolit şehirlerde, insanların barış ve huzur içinde yaşadığını hatırlatarak Türkiye topraklarında da aynı şekilde barış içinde yaşanabileceğini söylüyor.

Denemeler içerisinde, Batı felsefesi ve edebiyatından birçok şair, yazar, filozof ve aydına referans verildiği gibi Doğu felsefesi ve edebiyatından da referanslar veriliyor. Ayrıca, kalın puntolarla ön plana çıkarılan Kürt edebi eserleri, efsaneleri ve Kürt yazarlardan alınmış referanslar da yazarın hikâyelerine hareket noktası oluşturuyor.

“Her bizin bir ötekisi vardır!” diyen Yazar, tecrübelerinden yola çıkarak Anadolu ve Mezopotamya’de ‘biz-öteki’ ayrımının son derece keskin olduğunu belirtirken İskandinav ülkelerinde daha cılız, yumuşak, rafine edilmiş bir ‘biz’ ve ‘öteki’ anlayışının mevcut olduğunu söylüyor.  Şiddet mevcut olduğu sürece kültürel anlamda bir diyaloğun kurulamayacağını, kurulsa bile bu kültürel diyalogun hastalıklı olacağını ifade eden Yazar, Belçika ve Afrika örneklerinden hareketle Anadolu’da yıllardır süregelen sorunun kökenine dair soruları cevaplamaya çalışıyor. Ancak empati sayesinde barış içerisinde yaşanabileceğini ortaya koyan denemelerin aromasına hüznün de katılmış olduğunu belirtmek gerekiyor. Bunun yanında ana problemlerden de birinin ‘tahammülsüzlük’ olduğunu belirten Yazar, ‘tahammül’ün barışa giden yolda taşıdığı öneme dikkat çekiyor.

Doğduğu şehirden çok uzaklarda, Uppsala ve Stockholm’de, adeta yeniden doğan Kürtçe’nin modern mimarı Mehmed Uzun’un ‘entelektüel dil’i olarak nitelendirdiği Türkçe’yle yazdığı dokuz denemeden oluşan Nar Çiçekleri; kısaca barış, insan ve çok kültürlülük konularına odaklanıyor. Bu konuları Anadolu ve Mezopotamya coğrafyalarında yaşayan insanların aşina olduğu hikâyelerle destekleyen Yazar, genç yaşta mahkûm kaldığı sürgün hayatından örneklerle de bu hikâyeleri ‘hayata dair’ kılıyor.

Alperen YURTOĞLU

Sayfa sayısı: 167
Baskı yılı: 1996
Dili: Türkçe
Yayınevi: İthaki Yayınları

Paylaş

Yazar Hakkında

Cevap Yaz