Önemli Bir Konu “Nükleer Santraller”

0
The following two tabs change content below.

Rümeysa Erdoğan

Latest posts by Rümeysa Erdoğan (see all)

Nükleer santraller gündemimize hızlıca giriş yapan hepimizin kafasını karıştıran ve merak ettiğimiz bir konu. Bildiğiniz üzere afişlerini sıklıkla çevremizde gördüğümüz Mersin’de kurulacak olan Akkuyu Nükleer Santrali ve Sinop/İnceburun’ da kurulması düşünülen iki nükleer santral projesi mevcut. Üçüncü bir nükleer santral kurulması da isteniyor. Ama Enerji Bakanı Taner Yıldız bu konuya ilişkin projenin planının kesinleşmediğini söylemişti. Akkuyu Nükleer Santral ÇED tarafında onaylandı fakat yakın zamanda Mersin halkı tarafından ÇED’ in olumlu kararı iptal için mahkemeye verildi. Temel atma töreni bakanın da katılımıyla nisan ayında yapıldı. Asıl santral yapımına ise 2016 yılında başlanacak. Sinop ve Mersin halkı nükleer santrallere olumlu bakmıyor. Çernobil felaketinin yıl dönümünde toplanan halk santrali istemediklerini ve geçmişte ders alınması gerektiğini dile getirdiler.

Nasıl Çalışırlar?

Nükleer santraller  uranyum türleri U-235 başta olmak üzere, U-233, U-238 ve Plütonyum; P-239 ve P-241’lerin tepkimeye girmesi prensibine dayanır. Uranyumun füzyon tepkimesine girmesi etkisiyle bölünerek büyük bir enerji meydana getirir. Bölünmenin gerçekleşebilmesi için nöronlar büyük bir hızla uranyumun çekirdeğine çarpar. Bu çarpışma çekirdeğin kararsız hale geçmesine ve füzyon tepkimesine neden olur. Tetikleyici ilk tepkimeden sonra ortama nöronlar yayılır ve bu nöronlar bütün atom çekirdeklerinde tepkime gerçekleşene kadar hareketlerine devam ederler. Açığa çıkan enerji su buharının çok yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılmasını sağlar ve bu buhar elektrik tribünlerine verilir. Bu şekilde enerji üretimi meydana gelir. Yaygın kanının aksine nükleer enerji kömür santrallerine kıyasla daha kısa sürede daha temiz bir enerji üretimi sağlar. Taner Yıldız’ın açıklamasına göre Akkuyu Santrali günümüzde faaliyette olsaydı İstanbul’un bütün elektriğini ve tüm Türkiye enerjisinin %28’ini karşılıyor olacaktı.

Dünya üzerinde 31 ülkede faaliyette olan 437 nükleer santral bulunuyor.14 ülkede ise 68 santral yapım aşamasında bulunuyor. Nükleer enerji üretiminde ilk sırayı 104 santral ile ABD alırken 58 santral ile Fransa ikinci sırada yer alıyor. Komşularımızdan Bulgaristan’da 2, İran ve Ermenistan’da ise 1 nükleer santral mevcut.

Nükleer Enerjinin ‘Olumsuz’ Yönleri

Herkesin aklını karıştıran ve korkutan en önemli kısım “zararları”. Çünkü nükleer enerjiden alınacak fayda ancak gerekli tedbirlerin alınması ve santral kontrolünün düzenli yapılmasıyla mümkün. Uranyumun çıkarılması ve rafine edilmesi tedbir alınmaz ise radyoaktif kirlenmeye neden oluyor. Bunun yanında düzgün çalışmayan santraller geniş çaplı ve etkisi yıllarca sürecek nükleer kazalara neden oluyor. Bu kazaların en önemlileri: 1957 yılında İskoçya’da meydana gelen Windscale kazası, 1979 yılında ABD’de meydana gelen Three Mal Adası kazası, Türkiye’yi de yakından etkileyen Çernobil ve 2011 yılı Japonya depremi sonucunda gerçekleşen Fukuşima. 1986 yılında Ukrayna’nın Kiev iline bağlı Çernobil’de gerçekleşen nükleer felaket 20 yy. da Dünya çapında meydana gelen en büyük nükleer kaza niteliği taşıyor.

Çernobil Faciası

Kaza, deney yapılmak üzere güvenlik sisteminin devre dışı bırakılmasıyla art arda gelen hatalar sonucunda gerçekleşti. Aslında deneyin amacı reaktörün çalışması aniden durdurulduğunda buhar türbinlerinin daha ne kadar süreyle çalışmayı sürdüreceğini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceğini öğrenmekti. Fakat gerekli tedbirlerin alınmaması Dünya çapında etki gösteren büyük faciaya neden oldu. Çernobil kazası Türkiye’yi özellikle de Karadeniz bölgesini çok etkiledi. Bölgede kazanın gerçekleştiği yıllarda kanser hastalığının görünmesi sıklığı gözle görülür bir şekilde arttı. Zamanın yöneticileri geri tedbirleri almada başarılı olamadığı gibi yaptıkları açıklamalar ve davranışları sebebiyle bir takım trajikomik olaylara sebep oldu. Örneğin; Eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın radyasyonlu çayı içip bir şey olmadığını söylemesi ve ‘Biraz radyasyon iyidir.’ demesi, çay ve fındıkların imha edilmesi uyarısının dikkate alınmaması, dönem başbakanı Özal’ın ‘radyoaktif çay daha lezzetli’ açıklaması ve eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in “Radyasyon kemiklere yararlıdır.’ açıklaması vb. aradan 29 yıl geçmesine rağmen Karadeniz bölgesinde kanser görülme oranı hala fazla.

Fukuşima Nükleer Santrali

Fukuşima Santrali depremden sonra büyük korkuya sebep oldu. Tsunamiden sonra santral reaktörleri aldıkları hasar sonucu kapatıldı. Tsunami sonrası santrale müdahale işlemi ise mühendis ve teknisyenlerden oluşan 50 kişilik ölümü kabullenmiş gönüllü ekip tarafından yapıldı. Kısa bir süre önce santralin ne durumda olduğunun gözlemlenebilmesi amacıyla içeriye bir robot gönderildi. Elde edilen görüntülerde içerideki yüksek radyasyon rahatlıkla görülüyordu. Üç saat görüntü veren robot bu süre sonunda bozuldu. Bilim adamlarına göre robotun üç saat dayanabildiği radyasyona bir insan ancak bir saat dayanabilirdi.

Fukuşima Kazasının Getirdikleri

Greenpeace’in 2010 yılındaki açıklamasına göre yenilenebilir enerji Dünya enerjisinin  %16‘sını karşılayarak nükleer enerjiden sağlanan enerjinin 5 katına ulaştı. Fukuşima kazasından sonra birçok ülke nükleer enerji santralleri ile ilgili radikal kararlar aldı. Almanya hükümeti 7 santrali kapattı ve 2022 yılı sonuna kadar nükleer enerjiden tümüyle vazgeçilmesi konusunda karar aldı. İsviçre 3 nükleer reaktör planını iptal edip, 2034 yılına kadar nükleer santralleri kapatacağını açıkladı. İtalya’da nükleer santral kurulması konusu referanduma taşındı ve halkın %95’e yakını nükleere, “hayır” dedi. Nükleer enerji üretiminde Dünya’da ikinci sırada olan Fransa’nın Enerji Bakanı Eric Besson ilk kez nükleer enerjiyi tamamen devreden çıkartmayı gündeme getirdi.

Sonuç Olarak

Nükleer enerji kısa sürede fazla verimlilik sağlayan tedbirler alındığı sürece termik santraller gibi diğer santrallere nazaran doğa dostu bir enerji kaynağı. Ülkemizde de faaliyet göstermesi birçok olumlu etkiyi de beraberinde getirebilir. Fakat birçok ülke nükleer enerjiden vazgeçip yenilenebilir enerjiye geçiyorken ülkemiz coğrafi konum itibariyle gerekli yatırımlar yapıldığında ülke enerjisinin tümünü Güneş, su, rüzgâr ve jeotermal enerjiyle sağlayabilecek gücü bulunduruyorken yakın zamanda sıklıkla tanık olduğumuz “Soma” kazası gibi iş kazaları, işçiye değer verilmemesi ve gerekli tedbirlerin alınmaması nükleer enerjiye geçiş konusunda tekrar düşünülmesi ve dikkate alınması gereken önemli konular arasında.

 

KAYNAKÇA

1.Milliyet.(2015,15 Nisan). Nükleere İlk Adım.İstanbul;Milliyet : http://www.milliyet.com.tr/nukleere-ilk-adim/ekonomi/detay/2044142/default.htm

2.Patrick J. Kiger.(2015). How a Nuclear Reactor Works. http://science.howstuffworks.com/nuclear-reactor.htm

3.Andrew E. KRAMER. (2011, Mart 22). Nuclear Industry in Russia Sells Safety, Taught by Chernobyl. The Newyork Times: http://www.nytimes.com/2011/03/23/business/energy-environment/23chernobyl.html?_r=0

4.Milliyet .(2011, Şubat 11) . “Radyasyondan korkmayan Bakan öldü”. İstanbul; Milliyet :  http://www.milliyet.com.tr/radyasyondan-korkmayan-bakan-oldu/gundem/gundemdetay/02.11.2011/1458256/default.htm

5.Sözcü.(2013, Ekim 30). “ Hangi ülkede kaç tane nükleer santral var? Sözcü/Ekonomi: “.http://www.sozcu.com.tr/2013/ekonomi/hangi-ulkede-kac-tane-nukleer-santral-var-397919

6.NTV. (2011, Temmuz 19) . Yenilenebilir enerji nükleeri geçti. NTV/Yeşil Haber : http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25233448/

Paylaş

Yazar Hakkında

Yorumlar kapalı.